Sosyalist Teori
Sosyalist Teori
Sosyalist Teori
   HomeAna Sayfa   Kontaktİletişim  ImpressumDuyurular  SitemapSite Haritası
 
 
Ana Menü
Anasayfa
Makaleler
Güncel Yazı - Yorum
Haberler - Duyurular
Söyleşiler
Kitap Tanıtımı
Bağlantılar
Görüntü Arşivi
Site İçi Arama
Bize Ulaşın

            

          




Ziyaretçi Sayısı
761168

 Pardus 2008



Biraz Komünizm Lazımdı, Obama Bu Kış Onu Getirecek PDF Yazdır E-mail
Barış YILDIRIM   
Çarşamba, 19 Kasım 2008
Artık küresel bir dünyada yaşıyoruz. Bendeniz, Londra’dan yazı yazıyorum, her yerden okunabiliyor. ABD Başkanlık seçiminin ertesi günü, yani bizim çarşamba akşamüstümüz, ABD’nin de çarşamba sabahı oluyor sanıyorum, işten eve giderken genç bir siyah amca, muhtemelen Jamaikalı, elinde ABD bayrağıyla otobüsten iniyordu. Ortaokul öğrencisi genç bir siyah kız, otobüsten inerken Barack Obama, Barack Obama diye tempo tutuyordu. Sonra öğreniyordum ki bizimkiler de Van’da kurban kesiyorlardı Obama için.

 

Siyahlar... Dünyanın en çok aşağılanmış, belki de kendini en çok aşağılayan ırkı. Daha 50 yıl önce çekilen bir fotoğrafta ABD’de okula giden ilk siyah kız öğrencinin arkasında dolanan bir sürü serseri, onu aşağılamaya çalışıyor. Adam yerine konmayan, niyeyse dünyanın en sağlam Hıristiyanları olmalarına rağmen beyaz sınıfına giremeyen siyahlar ayrımcılığın en türlüsünü hala da yaşamaya devam ediyor. Ama artık ABD, bir siyahı bile başkan olarak seçebiliyor. Üstelik Hillary Clinton ve McCain gibi kodamanlara karşı.

İşte bu siyahları sevindiren, gözyaşına boğan bir şeydir. Bizim entelektüellerimizin, sosyalistlerimizin, devrimcilerimizin, boğazına kadar Türk devletinin Türkleştirme biçimlerine direnirken faşizanlık konusunda hiçbir zaman gerekli hassasiyeti gösteremeyen solcularımızın, bu gerçeğe burun kıvırmalarına şaşmamalı. Ama bu önemlidir: Bütün bir insanlığın belki bin yıllık acılarını temsil etme iddiasındaki komünistler, siyahların bu olayla birlikte nasıl duygulandıklarını, nasıl coşkulandıklarını, onaylanmayı, iktidarı ve yönetmeyi nasıl istediklerinin farkında değiller.

Obama’nın iktidara gelmesi aynı zamanda, devletin sosyal pratiklerinin güçlendiği bir döneme denk geldi. Malum Türkiye’de orduevleri bir nevi sosyalist kaymaklardır ve TSK personeline sunulurlar. Sadece asker olduğunuz için, piyasaya göre çok komik paralarla krallar gibi yemekler falan yiyebilirsiniz. Yani beyefendiler, kendi aralarında sosyalisttirler bir bakıma. İşte burjuvazi de şimdi böyle bir yöntem geliştiriyor. Devlet piyasalar için kasaları sonuna kadar açık tutuyor. Yani neo-liberaller biraz neo-neo-neo-neo-Keynesçi bir hal altında ezilip büzülecek. Üstelik çalışan sınıflar, başları derde girdikçe hükümet kapılarını daha bir şevkle aşındırarak kendisine de çözüm bulmasını isteyecek. Arzusu yükselecek. Hesaba bir de devletin piyasa müdahale alanının genişliği neticesinde, ortaya yeni sosyal pratik örnekleri çıkacağını ve piyasanın yanınsa sosyal(ist) bir model olarak ekleneceğini katalım.

Aynı zamanda Obama’yla ABD, dünya çapında kaybettiği imajını geri kazanmakla kalmayacak, Batı medeniyetinin lideri olarak, nasıl bir uygarlık olduğunu sergilemeye çalışacak. Burada Amerika’nın diğer sıradan devletlere göre farkı üzerinde düşünmek gerekiyor. Kendisini bir rüya olarak görüyor ABD ve vatandaşlarına hem rüyayı gerçekleştirme hem de rüyanın rüyasını görme konusunda motivasyon sağlıyor. Bu gerçekten başarılı bir proje, çünkü sistemin kendisini sürekli güçlendirmesini sağlıyor. Yani o rüyaya, hükmetmek, yeni kökler eklemek mümkün, Martin Luther King de bunu söylüyor. Dolayısıyla ABD’lilerin kendilerini ve dünyayı değiştirmeyi istemeleri, en azından bu heyecana tav olmaları Batı medeniyeti ve onların müttefiklerini de kapsıyor. Batı’nın sunabileceği demokrasinin en gerçek, en katışıksız, en mükemmel vs. demokrasisi ve yaşam tarzı olduğu iddiası bir gerçek haline geliyor.

İşte bu, yukarıda ifade etmek istediğim karmaşanın üzerine bir savaş hazırlığı olarak da cuk diye oturuyor. Obama ile birlikte, Batı medeniyeti arasında ve onun kamuoyu arasında çok sağlam bir ittifak kurulacak ve muhtemelen ittifak bir bloğa dönüşerek düşmanlarına tavır alacak. Savaş İran, Rusya, Çin’e yani Doğu’ya savaş daha sonra gündeme gelecek. Ve Obama, savaştan önce tüm ezilmişlerin coşkusunu, Batı şemsiyesi altında toplamaya çalışacak.

 

Hangi Batı?

AB, 2004 ya da 2005’te komünizmi yasaklama kararı aldığında, bu nereden çıktı demiştik. Komünizm sanki ciddi bir tehlike miydi de durduk yere yasaklanıyordu? Ama işte şimdi anlıyoruz ki, Avrupa’ya biraz komünizm lazımmış ama onu kendisi getirecekmiş.

EZLN lideri Marcos, CIA’in kendisinin eşcinsel olduğu yönündeki iddialara şöyle cevap veriyordu: “Evet, Markos eşcinseldir. Marcos, San Fransico'da bir eşcinsel, Güney Afrika’da bir zenci, Avrupa'da bir Asyalı, İspanya'da bir anarşist, İsrail’de bir Filinstinli, Almanya’da bir Yahudi, Polonya’da bir çingene, Quebeck'te bir Mohawk, Bosna’da bir pasifist, metroda gece 1'de bekar bir kadın, işsiz, mutsuz bir öğrenci ve elbette dağlarda Zapatista”.

ABD Başkanı Obama ise başkanlık konuşmasında şunu söylüyordu: "genç, yaşlı, zengin, fakir, Demokrat Partili, Cumhuriyetçi Partili, siyah, beyaz, Hispanik, Asyalı, Amerikan yerlisi, eşcinsel, eşcinsel olmayan, özürlü ve özürlü olmayan bütün Amerikalılar tarafından, Amerikalılar sadece bir bireyler topluluğu, kırmızı ya da mavi eyaletler topluluğu değil daima "Amerika Birleşik Devletleri"dir".

Dünyanın en ciddiye alınası neo-liberalizm karşıtı Marcos ile neo-liberal ekibin başkanı arasındaki üslup farkını ve benzerliğini nasıl yorumlamalı?

Liberalizmin açtığı yaraları, yine liberaller mi sağaltacak?

 

Türk Bush kim?

Ertuğrul Özkök isimli şahsiyet de sordu hemen Obama’nın ardından: Kürt Obama mümkün mü? Utanmadan, sıkılmadan Obama’nın ‘Ben Siyahım’ demediğini söyleyen Öztürk, durumdan vazife çıkararak Kürt sorununda demokratikmiş gibi gösterilebilecek çözümün ne olduğunu yumurtluyor. Neymiş, Kürt siyasetçiler de sırtına Türk bayrağı alıp koşsunmuşmuş, mış mış. Ama Ertuğrul ve Özkök ve Başbakanı bize Kürt Obama tarifi yaparken, Türk Bush’un kim olduğunu neden anlatmıyor. Yoksa bir genel durum mu var, Özkök’ün kullandığı anlamıyla her Türk zaten bir Bush’da Kürtlerden Obama Türk’ü bulabilir miyiz mi diyor ve ekliyor: Olay sistem başarısı.

Biz de bekliyoruz dolayısıyla, Kürtlerin bir Obama bulup çıkarmasını.

 

 

Kaynak: Mavidefter.com

 
< Önceki   Sonraki >

Linie


Linie