| |
|
|
Makaleler
|
|
James Petras
|
|
Pazartesi, 12 Haziran 2006 |
|
25 Mart-1 Mayıs 2006 tarihleri arasında, Birleşik Devletler’in yaklaşık yüz kentinde 5 milyona yakın göçmen işçi ve destekçisi yürüdü. Bu, ABD tarihindeki en büyük ve en çok desteklenen işçi gösterisidir. 50 yıllık tarihinin tamamında, ABD sendika konfederasyonu AFL-CIO, göçmen işçiler hareketince toplanan işçilerin bir fraksiyonunu bile seferber etmeyi asla becerememiştir. Hareketin doğuşu ve büyümesi, (ağırlıkla Meksikalı, Orta Amerikalı ve Karayipli) göçmen işçilerin tarihsel deneyiminde; ABD’de bugün karşı karşıya oldukları sömürücü ve ırkçı tecrübede ve hapisle, sınır dışı edilmekle ve kovulmakla yüz yüze gelecekleri gelecekte köklenmiştir.
|
|
Son Yenileme ( Pazartesi, 12 Haziran 2006 )
|
|
Devamı...
|
|
|
Makaleler
|
|
Cüneyt Göksu
|
|
Pazar, 04 Haziran 2006 |
|
ABD’nin soğuk savaş dönemlerinde, özellikle de Latin Amerika ülkelerinde yetiştirdiği “ABD yapımı” ajanlarla, diğer ülkelerin iç işlerine karışması ya da operasyon düzenlemesi sıkça kullandığı bir yöntemdi.
Bu tür faaliyetlerde görev yapmış ajanların bazıları, deşifre olduktan sonra, yapılanları anlatan ürünlerle kendilerini iyiden iyiye ifşa ederken, bazıları da inkar etmeyi ve kaçmayı hâlâ sürdürüyor.
|
|
Devamı...
|
|
|
Makaleler
|
|
Abu Şehmuz Demir
|
|
Cumartesi, 20 Mayıs 2006 |
|
Portekizliler 1492 yılında savaş gemileriyle doğuya, yani Ortadoğu coğrafyasına açılıp, 1506 yılında Umman Denizi ve Fars Körfezi’ne gelen ilk batılı sömürgeci güç olarak, (kendisi gibi sömürgeci bir güç olan Osmanlı’nın egemenliği altındaki) bu topraklara saldırılar gerçekleştirdi. Batının sömürgeci güçlerinin doğuyu keşfinden bu yana, yer kürenin hiçbir coğrafyasında, bu bölge insanının yaşadığı kadar acı ve zulüm yaşanmadı.
Ortadoğu, sömürgeci devletlerin çıkar çatışmalarının merkezinde yer alıp bu devletlerin istilasına uğradığından bu yana, yer kürenin hiçbir bölgesi bu denli odakta yer almadı ve böylesine haber yaratan bir bölgeye de daha önce rastlanmadı. Bölgenin keşfinden bu yana, dünyanın gündeminde olmasının sebeplerinden biri, onun yer kürede sahip olduğu tekil özelliğidir. Beş yüzyılı aşkın bir zamandır batının merkezlerine aktarılan, doğunun ipek ve giyimden baharata kadar tüm yer altı ve yerüstü zenginlikleri onun vazgeçilemez özelliklerini oluşturuyor. Bu özelliklerinden dolayı emperyalist merkezler Ortadoğu ve Avrasya’ya (Doğu’ya) has araştırma vakıfları, bilim ve strateji merkezleri kurarak, kapitalist sömürü merkezlerinin geleceklerine yönelik bir çok siyasi etüt çalışması tesis etmişlerdir. Dünyayı hallaç pamuğuna çevirmeye çalışan emperyalist güçlerin çıkarlarının kesiştiği Ortadoğu, sanayileşmiş ülkelerin ekonomik güvenliği için hayati önem taşıdığı gibi, çıkar çatışmalarına da neden olmaktadır. |
|
Devamı...
|
|
|
Söyleşiler
|
|
Güneş Çelikkol
|
|
Perşembe, 11 Mayıs 2006 |
|
Yetmişli yıllar dünyanın hemen pekçok yerinde kurşun yıllarıydı. Arjantin'deyse kurşun yıllarından konuşmak bir ölçüde PRT-ERP'den konuşmaktır. Dönemin en kitlesel devrimci yapılanması olan PRT-ERP doğruları ve çelişkileri, hataları ve sevaplarıyla beraber o yıllara damga vurmuştu. Peronizm ve Troçkizm ile ilişkisi olsun, milliyetçilik ve enternasyonalizm karşısındaki tutumu olsun, PRT-ERP hayli özgün bir deneyim kazandırmıştı dünya devrimci hareketine. Ve tabii bir de, onurlu bir mücadele mirası: Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan isimleri Türkiye solunda ne ifade ediyorsa, bunun Arjantin'deki karşılığı da PRT genel sekreteri ve ERP başkomutanıyken askeri darbeden kısa zaman sonra, 1976 yılı Haziran ayında öldürülen Mario Roberto Santucho'dur.
|
|
Son Yenileme ( Perşembe, 11 Mayıs 2006 )
|
|
Devamı...
|
|
|
Makaleler
|
|
Slavoj Zizek
|
|
Cumartesi, 06 Mayıs 2006 |
|
2001'den bu yana Davos ve Porto Alegre, küreselleşmenin ikiz şehirleri durumundalar: Davos yöneticiler, devlet adamları ve medyadan ünlü simaların oluşturduğu küresel bir seçkinler grubunun sıkı polis koruması eşliğinde bizi (ve kendilerini) küreselleşmenin küreselleşmeye en iyi çare olduğuna inandırmak üzere Dünya Ekonomi Forumu'nda toplandığı nadide İsviçre şehri; Porto Alegre ise küreselleşme-karşıtı hareketin karşı-seçkinler grubunun bizi (ve kendilerini) kapitalist küreselleşmenin kaçınılmaz son olmadığına -resmî sloganın da anlattığı üzere 'başka bir dünya mümkündür.'e -inandırmaya çalışmak üzere toplandıkları tropik bir Brezilya şehri. Ama nasıl olduysa Porto Alegre toplantıları o ilk baştaki ivmesini kaybetmiş gibi. Son birkaç yıldır onlardan gitgide daha az ses çıkar oldu. Porto Alegre'nin o parlak yıldızları nereye kayboldular? |
|
Son Yenileme ( Cumartesi, 01 Temmuz 2006 )
|
|
Devamı...
|
|
|
Güncel Yazı - Yorum
|
|
-
|
|
Pazar, 30 Nisan 2006 |
|
1880’li yıllar, ağırlıklı olarak kol emeğinin kullanıldığı ve çalışma şartlarının çok kötü olduğu yıllardı. Küçük çocukların karın tokluğuna çalıştırılması ve 14-15 saate kadar varan iş günleri söz konusuydu.
Şirketler eşi görülmemiş bir hızla büyürken, işçiler, işyeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev gibi en temel haklarını dahi tanımayan bir siyasi ve hukuki sistem ile karşı karşıyaydılar. 1881 yılında yarım milyon işçiyi temsilen kurulan Örgütlü Meslek ve Emek Birlikleri Federasyonu "8 saatlik iş günü" mücadelesini ülke geneline yaymak ve işçilerin kararlılıklarını göstermek amacıyla mücadeleyi yükseltti...
|
|
Son Yenileme ( Salı, 01 Mayıs 2007 )
|
|
Devamı...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 106 - 126 toplam 309 | |


|
|
|