| |
|
|
Makaleler
|
|
Gaye Yılmaz
|
|
Pazartesi, 25 Haziran 2007 |
|
Her şeyden önce, kamu malı kavramının doğru bir biçimde tanımlanması gerekir. Kamu malı nedir?
Inge Kaul'a göre, "bu soruya verilecek en iyi yanıtı bulmak için, kavramın zıddına, yani özel mal kavramına bakmak gerekiyor."
Kaul, özel malların en tipik özellikleri arasında: piyasada ticaretlerinin yapılabilmesi; sahiplerinin açık bir biçimde tanımlanabilir olması ve bu sahiplerin birbirleri ile rekabet etme eğilimi içinde olmalarını sayıyor. Ancak, bu tanımlamada, mal ve hizmetlerin ticarete konu edilip edilememelerinin kendi doğalarından gelen bir özellik olduğu biçiminde bir kabulün varlığı dikkat çekiyor.
Bu, aynı zamanda, ticaretin doğal ve olmazsa olmaz bir eylem olduğunu da kabul etmek anlamına geliyor. Peki, insanlar niçin ticareti doğal bir faaliyet gibi kabul etmek zorunda?
|
|
Devamı...
|
|
|
Kitap Tanıtımları
|
|
Ulaş Başar Gezgin
|
|
Cumartesi, 23 Haziran 2007 |
 (Arka Kapak Yazısı) ‘Asya’ denince aklınıza ne geliyor? Çekik gözler? "Çan çin çon" sözü? Yoksulluk? Yoksa uyanan bir dev mi? Bu kitap, size Asya’da çok daha fazlasının olduğunu gösterecek. Avrupalılardan daha önce, Amerika’yı ilk keşfeden Türk kökenli Çinli amiral Zheng He ile 1421’de uzun bir deniz yolculuğuna çıkacak; oradan 2500 yıl önce Çinli bilge Sun Tzu tarafından yazılmış ilk strateji kitabının sayfalarında gezinecek, ama sonra bu bilgelik ve felsefe ülkesinin bugünkü toplumsal çöküşüne tanık olacağız. Don Kişot’tan önce bir Japonyalı kadın yazar tarafından yazılmış ilk romanı birlikte okuyacak, ‘Japon mucizesi’ üstüne düşüneceğiz. Japonya’da aşırı çalıştırılmaktan ölümleri, Hindistan’da kast düzenini, Kuzey Kore-Güney Kore sorununu, yorucu çözümlemelere girmeden, hepimizin okuyabileceği akıcılıkta gözden geçireceğiz. Siyam ikizlerinin öyküsünü öğrenip yine Siyam’dan bir köy romancısını tanıyacağız.
|
|
Devamı...
|
|
|
Makaleler
|
|
Tevfik Güneş
|
|
Cumartesi, 23 Haziran 2007 |
Devrime Dönüşebilecek Bir Nüve: Katılımcı Demokrasi
Karl Marx, Komünist Manifesto’da Avrupa’da dolaşan bir hayaletten söz etmişti: Komünizm hayaleti, 1800 lü yılların ortalarında… Gelişen kapitalist sistemin ya da burjuva modernitesinin kendi üretim ilişkileri içinde kaçınılmaz olarak ortaya çıkardığı devasa bir kitleyi, işçi sınıfını, toplumsal yaşamın değiştiricisi ve dönüştürücüsü olarak , gelecek toplum yapısını kuracak bir sınıf olarak tarih sahnesinde yer almasını ve tarihsel-toplumsal değişim süreci içinde tarihsel bir zorunluluk olarak bu sınıfın burjuva düzenini alaşağı edeceğini ve sömürü ilişkilerinin olmayacağı bir sistemi kuracaklarını ve bu sisteminde “komünizm” olacağını teorik bir çerçevede tartışıyordu.
Bu düşünceler süreç içinde özellikle Avrupa’da sınıf hareketlerinin örgütlenmesi ve pratiği içinde etki yaratıyor ve tarih sahnesine güçlü bir sınıf hareketinin çıkmasının felsefi, ideolojik ve politik arka planını oluşturuyordu.
|
|
Devamı...
|
|
|
Güncel Yazı - Yorum
|
|
Ahmet Yusuf
|
|
Cumartesi, 23 Haziran 2007 |
 Gazze’de son birkaç gündür yaşanan olaylar Batı’da bir darbe olarak tanımlandı. On sekiz ay önce, Hamas Partimiz Filistin parlamento seçimlerini kazanıp Başbakan İsmail Haniye liderliğinde iktidara geldi ama gerçek iktidarı mağlup parti El Fetih’in elinden asla devralamadı. Filistin lideri Mahmut Abbas, Parlamento’daki pek çok seçilmiş üyemiz İsrail hapishanelerinde çürürken, şimdi Fetih’i iktidara geri getirerek, galip Hamas hükümetinin yerine kendisinin olan bir tanesini koymaya çalışıyor. Gerçek darbe budur. |
|
Devamı...
|
|
|
Güncel Yazı - Yorum
|
|
Doç.Dr. İlker Cenan Bıçakçı
|
|
Cumartesi, 23 Haziran 2007 |
|
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde özellikle AKP tarafından sıkça dile getirilen milli irade (ulusal istenç) kavramının katılımcı demokrasi açısından çözümlenmesi gerekir. 12 Eylül darbesinden sonra siyasal yaşamımızda gerek iç, gerekse dış etkilerle etnik ve dinsel anakronik temsil öğeleri öne çıkmıştır. Modernite sürecini simgeleyen demokratik rejimlerde sosyoekonomik sınıfsal çıkar savaşımı, en temel siyasi temsil öğesidir. Ne ki postmodern demokrasi, cinsel, etnik ve dinsel kimlikleri, kültürel çeşitlilik olarak yüceltirken sosyoekonomik temelli siyasal yapıları da bu yolla ayrıştırmıştır. |
|
Devamı...
|
|
|
Güncel Yazı - Yorum
|
|
Ferda Koç
|
|
Perşembe, 14 Haziran 2007 |
|
Genelkurmay Başkanlığı'nın 8 Haziran geceyarısı bildirisinin 7. maddesi tartışmalara yol açtı. Bildiri'nin 7. maddesinde "Türk Silahlı Kuvvetlerinin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesidir" deniliyordu. Bu açıklamasının ardından "Cumhuriyet Mitingleri"ni düzenleyen örgütler İstanbul'da "teröre karşı sessiz miting" düzenleme kararı aldılar. Bu örgütler adına konuşan Prof. Necla Arat, "İspanya'daki yürüyüşlere benzeyen bir sessiz yürüyüş gerçekleştirerek toplumsal tepkinin bütün dünyaya yansımasını istiyoruz" dedi.
Buna karşılık İnsan Hakları Ortak Platformu'ndan yapılan açıklamada, Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasıyla halkın sokağa çıkmaya kışkırtıldığı belirtilerek, "bunun büyük linç ve saldırı olaylarına neden olmasının hiç de uzak bir ihtimal olmadığı; Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yayınlanan basın açıklamasının, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları açısından kabul edilemez olduğu" görüşüne yer verildi. |
|
Devamı...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 64 - 84 toplam 309 | |


|
|
|