| |
|
|
Kitap Tanıtımları
|
|
Oya Köymen
|
|
Cumartesi, 17 Mart 2007 |
|
Ellen Meiksins Wood, kitapları Türkiye'de ilgiyle okunan bir siyaset bilimci. Son olarak 'Sınıftan Kaçış' (Kasım 2006, Yordam Kitap) kitabı, yazarın yeni önsözüyle yayınlandı. Kendisiyle, bu kitaptaki tezlerinden yola çıkarak günümüz dünyası ve entelektüel ortamına ilişkin bir söyleşi gerçekleştirdik. Postmarksistlerin sık sık "radikal demokrasi" hedefinden bahsettiklerini söylüyorsunuz, bu kavramla tam olarak ne kastediyorlar? Kullandıkları biçimiyle bu aslında negatif bir kavram. Amacı Marksizmi ve hatta sosyalizm solun siyasi gündeminden çıkarmak. Attıklarının yerine pozitif bir şeyler koymaktan ziyade, sosyalizmi reddedişlerini ilerici ve radikal görünümlü bir formülle gizliyorlar. Onların bu kavramı kullanış amacı ve biçiminin sosyalizmle alakası yok. Ama bana göre "radikal demokrasi"yi sosyalizmle 'eşanlamlı' olarak düşünmek de mümkün. Aslında demokrasinin köken olarak ve kelimesi kelimesine, halkın yönetimi ya da halk iktidarı anlamına geldiğini gözönünde bulundurduğumuzda, sosyalizmi toplumun radikal bir biçimde demokratikleşmesi olarak da düşünebiliriz. Günümüz kapitalizm dünyasında gücün ve iktidarın dağılımına baktığımızda sermayenin ve kapitalist piyasaların yaşamımızın her yönüne hükmettiğini görüyoruz. |
|
Devamı...
|
|
|
Güncel Yazı - Yorum
|
|
Yazarlar için yazının devamına bakınız...
|
|
Cumartesi, 17 Mart 2007 |
|
10 Mart 2007’de Bağdat’ta, yine Irak halkının içinde yer almadığı, Irak halkının direnişinin temsil edilmediği ölü doğmuş bir konferans toplanacak. Bunun yerine, bozguna uğrayan ABD işgali, anti-demokratik BM Güvenlik Konseyi ve kukla bir hükümet tarafından sözüm ona davet edilmiş komşu devletler ve bölge devletleri ile birlikte Irak halkının kaderini yazmak çabasını sürdürecek.
Ne tür bir hükümet kendi halkına karşı yabancı devletlerle işbirliği yapar?
Ne tür bir hükümet kendi halkını öldürmek üzere yabancı kuvvetlere davet çıkartır?
Ne tür bir hükümet ulusal ordunun yerine milisleri ikame eder?
Ne tür bir hükümet ulusun petrol zenginliğini yabancı devletlere bağışlar?
|
|
Devamı...
|
|
|
Güncel Yazı - Yorum
|
|
Alper Kaliber
|
|
Salı, 30 Ocak 2007 |
 21 Ocak 2007 tarihli Radikal gazetesinin manşetinde de dikkat çekildiği üzere, gene aynı klişelerle yüklü o bildik dil yürürlüğe sokuldu. “Bu kurşunlar Türkiye’ye, birliğimize; Türkiye düşmanlarının işi; failler bulunacak; kanlı senaryo; büyük provokasyon..” vb. Başta politikacılar, devlet adamları ve bütün diğer “Türk Büyükleri”, provokasyon sakızını yeniden arsızca çiğnemeye başladılar. Televizyonlarda, gazetelerde akademik olan olmayan oturaklı şahsiyetler, Hrant Dink suikastının ulusal/uluslararası siyasi konjonktürde ne türlü stratejik çıkar çatışmalarıyla ilgisi olduğu üzerine derin ahkâmlar kestiler, kesiyorlar. Amerikan Kongresi ve Fransız Senatosu’nun gündeminde olan Ermeni soykırımı yasa tasarıları, Türkiye’nin dış politik çıkarları ve uluslararası camiada önünün kesilmesiyle bu cinayet arasında buzdan cümlelerle derin bağlantılar keşfediliyor. Bu cinayetin “Türkiye’nin içerde ve dışarıda zorlu dönemeçlerden geçtiği, birliğe beraberliğe her zamankinden daha muhtaç olduğumuz böyle hassas bir dönemde” işlenmesi dikkat çekici bulunuyor. Damarlarına bin türlü komplo teorisi zerk edilmeden yaşayamayan bağımlılar haline gelen modern Türk bireyinin istediği, ona gani gani veriliyor. |
|
Son Yenileme ( Perşembe, 22 Mart 2007 )
|
|
Devamı...
|
|
|
Güncel Yazı - Yorum
|
|
Mithat Sancar
|
|
Salı, 30 Ocak 2007 |
|
Kalbimizin ortasında bir güvercin Güvercinin kursağında bir kurşun' Cahit Irgat
'Neden, güvercin kasapları, barışımıza kan bularsınız Öyle kötüsünüz ki İki gözden dört ölüm bakarsınız. Neden yolunuz bu denli ıramış güzellikten Öyle bataklıksınız ki Bir çiçek düşü bile geçmemiş içinizden...'
Tahsin Saraç |
|
Son Yenileme ( Salı, 30 Ocak 2007 )
|
|
Devamı...
|
|
|
Makaleler
|
|
Timothy Garton Ash
|
|
Pazartesi, 18 Aralık 2006 |
 Amma da hayret verici bir kanlı felaket! Bush yönetiminin 11 Eylül'den itibaren beş yıl boyunca uyguladığı Ortadoğu politikası tren kazasıyla sonuçlandı. Beşeri çatışmalarda geniş harcamalar yapan böylesine büyük bir ülkenin bu kadar az kazanım sağladığı daha önce hiç görülmemişti. Amerikan siyaseti, Ortadoğu'nun her can alıcı cephesinde beş yıl boyunca ele aldığı her kötü durumu daha kötü hale getirdi. Sonuçları bu kadar ciddi olmasaydı, böylesine devasa çaptaki bir fiyaskoya kahkahalarla gülmek gerekirdi, tıpkı büyük projesinin yıkıntılarına dalıp giden Zorba'nın (Zorba the Greek) hatırlanmaya değer biçimde "Bundan daha gösterişli bir çöküş gördün mü?" derkenki edasıyla. Ancak Zorba'nın dünyayı umursamayan başarısızlığına karşılık Bush'unki yüzbinlerce erkek, kadın ve çocuğun, ki çoğunluğunu Müslüman Araplar oluştururken aralarında Lübnanlı Hıristiyanlar, İsrailliler, Amerikan ve Britanya asker-leri de var, ölümüne, sakat kalmasına, yerinden olmasına ve sefalete sürüklen-mesine yol açtı. Müslümanların daha geniş kapsamlı yabancılaşmasına katkı sağlayarak da her birimizin içinde yaşadığı dünyayı daha güvensiz hale getirdi. Sıkıysa buna gülün! |
|
Devamı...
|
|
|
Söyleşiler
|
|
Ömer Madra - Ahmet İnsel
|
|
Pazar, 10 Aralık 2006 |
|
Ömer Madra: Hugo Chavez’in zaferi kesinleşti Venezuela’da %61 oranında oy alarak 6 yıl için yeniden seçildi ve Bolivar devrimini devam ettireceğini de açıkladı.
Ahmet İnsel: Evet, Hugo Chavez’in seçim zaferi demek gerekir; 1999’daki seçimden sonra, 2004’teki muhalefetin isteği ile yapılan referandumda %56 gibi bir oyla cumhurbaşkanlığı tescil edilmişti Hugo Chavez’in. Bu seçimde diğer seçimlerden daha da yüksek oy aldığını belirtmek istiyorum. Beklenen, bir müddet sonra Hugo Chavez’in iktidarının yıpranmasıydı, aslında “10 milyon oy alacağım” diye ilan etmişti ama 10 milyon oya ulaşamadı, yine de %60’ın biraz üzerinde bir oyla ve hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak biçimde bir farkla, yani 20 puanlık bir farkla kazandı. |
|
Devamı...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 85 - 105 toplam 309 | |


|
|
|